Pandeminin bize getireceği düşünmemize ya da hareket almamıza sebep olan yeni kavramlar olacağını tahmin ediyorduk. Bu yazımızda, işte bu kavramlardan biri olan israf konusunu birlikte incelemek ve farkındalık oluşturmak istiyoruz. Pandemiyle birlikte israfla mücadelenin yeniden gündeme gelmesi gerektiğini düşünüyoruz.

İçinde bulunduğumuz salgın süreci kaynak kullanımının ve gıda ürünlerinin korunmasının önemini bize bir kez daha gösterdi. Halbuki alışkanlıklarımızda yaptığımız küçük değişikliklerin etkisi uzun vadede o kadar hayati bir önem taşıyor ki…


Her 7 kişiden 1’i açlıkla savaşıyor!

Bireylerin aşırı tüketim sevdası ve alışkanlığı sadece ekonomileri değil çevreyi ve kaynakları ve de geleceğimizi tehdit ediyor. Günümüzde dünya üzerinde her 7 kişiden 1’i açlıkla savaşıyor. Birleşmiş Milletlerin hazırladığı rapora göre dünyada aç insanların sayısı 820 milyondan fazla.


Türkiye milli gelirinin yaklaşık yüzde 15’ini israf ediyor.

Gözler ülkemize çevrildiğinde ise ne yazık ki durum çok ciddi. Araştırmalar gösteriyor ki Türkiye milli gelirinin yaklaşık yüzde 15’ini israf ediyor. Bu da maalesef yıllık 700 milyon TL’ye denk geliyor!

FAO’nun 2011’den bu yana başlattığı “Gıdayı Koru (Save Food)” girişimi; gıda endüstrisi, araştırmacılar, politika yapıcılar ve sivil toplum kuruluşları arasında israfa karşı bir diyalog oluşturmayı amaçlıyor. FAO, girişimin gıda israfını farklı açılardan ele aldığını ve bu konuda etkili çözümlerin geliştirilmesine yönelik kamu, özel sektör ve sivil toplum kuruluşlarından destek aldığını bildirdi.


Gıda israfını engellemek sadece doğal kaynak kullanımını azaltmayacak, aynı zamanda sera gazı salınım oranlarının düşmesine de katkıda bulunacak. Baktığımızda gıda israfı yaklaşık 3.3 milyar ton karbondioksitin daha fazla yayılmasına neden oluyor. Bu da küresel iklim değişikliğini hızlandırıyor. Ekonomik kaybın yanı sıra iklim, su, toprak ve biyoçeşitlilik de risk altında.


Tarladan tüketiciye ulaşana kadar gıdanın %14’ü kayboluyor.

Dünyada gıda israfının en yüksek olduğu bölge yüzde 20’inin üzerinde bir oranla Orta ve Güney Asya olurken onu yüzde 15’in üzerinde israfla Kuzey Amerika ve Avrupa izledi. Yüzde 6 ile liste sonunda Avustralya ve Yeni Zelanda var.

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) son araştırmasına göre, tarladan son tüketiciye gelinceye kadar üretilen gıdanın %14’ü kayboluyor. Gıda israfı, tabakta bırakılan yemek, plansız ve gereğinden fazla alışveriş ya da gıdaların uygun koşullarda saklanmaması gibi nedenler ile karşımıza çıkıyor.


Gıda kayıplarının gerçekleştiği noktalar:

Tarlada
Depoda
Taşımada
Markette
Evde

Rapora göre düşük gelirli ülkelerde taze sebze ve meyve gibi ürünler altyapı yetersizliği nedeniyle gelişmiş ülkelere göre daha fazla israf oluyor. Kayıpların önemli bir kısmı ise yeterli soğutucu ortamların olmadığı kötü saklama koşulları nedeniyle yaşanıyor.


Bu raporlar ve araştırmalar aslında durumun aciliyetini gözler önüne seriyor. Bu konuda israfın önemine dikkat çekmek ve farkındalık oluşturmak hepimizin görevi olmalı.

Kaynak.

Bir cevap yazın